8 Mart 2020 Pazar

Meclise mektublar



Bildiginiz gibi ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Bizleri idare etmeye çalışanların ya gizli bir ajandaları var. Ya da, dogru ile yanlısı ayrıştırma yetilerini kaybetmiş durumdalar.

Ileriye dönük oluşabilecek tehlikeleri önlemek amacı ile. Bazı gözlem ve dusuncelerimi sizin ile paylaşmak istiyorum.

Devleti; konusunda yetişmiş bürokratlar, kanunlar çerçevesinde idare eder. Siyaset; problemlerin giderilmesi için,  bürokrasi ile halk arasında kopru gorevi oluşturur.  Halkin istekleri dogrultusunda, bürokrasinin önünü açmak için kanunlar yapar ve bürokrasinin ihtiyacı olan finansal olusumu sağlar. Türkiye nin en büyük sıkıntısı. Siyasetin asli görevini bırakarak, herhangi bilgi ve birikimi olmadan. Bürokrasinin işini de üstlenmek istemesinden kaynaklanmaktadir. Böylece, bürokrasinin denetleme makami olan yargı islememekte. Bu da yolsuzluğa sebep olmaktadır. YETIM HAKKI bildiğimiz bu ülkenin zenginlikleri, belirli bir sınıf ve zümreye peşkeş çekilmektedir. Yeltsin in, dağılan Sovyetler Birliği sonrasi. Rusya nin zenginliklerini; kominizm geri gelecek korkusu veya bahenesi ile birkaç oligrat a peşkeş cekmesi gibi. Bknz: Rus milyarderler. Iktidar senelerdir kendi yandaş sermayesini oluşturmaya çalışılmaktadır. Krem karemal olan yaklasik %0 de 5 lik kesim devletin bütün ihalelerini almakta ve maliyet ile ödeme denklemi ise malesef arastirilamiyor. Ayrıca, devletin taşınmazları peşkeş çekilmekte. Köprü, otoyol, havaalanı ve şehir hastahaneleri vb. adlar altında sürekli haksız gelir alacak duruma getirilmektedir. Iktidar bu kesim ile vakıf ve tarikatlar kanalı ile yaklaşık toplumun % de 12 sine bir şekilde kazanç saglayarak kendine bağlamıştır. Bknz. Sayıştay raporları ve adli kurumlardaki kaos. Ayrıca toplumun % 8 i Sosyal yardımlar adı altında. % de 10 u ise camiler kanalı ile kontrol altına alınmaktadır. Bu da, ne kadar yanlış yapılırsa yapılsın, hükümete  % de 30 luk bir kemik destek sağlamaktadır.

Vatandaslik önemlidir. Çünki, herhangi bir ulkenin sahip olduğu menkul ve gayrimenkuller. O ulkenin vatandaşlarının ortak malidir ve onlarin onayı olmadan. Herhangi bir makamin istisnalar haric, bu vatandaşlığı birilerine peşkeş çekmesi. Hele hele gruplar halinde toplu vatandaşlık vermesi. O ülkeye yapilan büyük bir ihanettir. Çünkü; o makamin sahipleri maaşlarını YETIM HAKKI dediğimiz vergilerden almaktadır. Asli görevleri YETIM HAKKINA sahip çıkmaktır.

MALİ ANALİZ:
Merkezi Yonetimin net dış borcu yaklaşık $ 96 milyar, iç borç 725 milyar tl. Kamu ve Özel Sektör Dış Borcu yaklaşık  $430 milyar. Hane Halki Borcu yaklaşık 630 milyar tl. Bunun yaninda yaklaşık $ 70 milyar özelleştirme yapılmış. Kisaca gelecegimizden borclandigimiz rakam yaklaşık $ 800 milyar, bunun da GSMH ye etkisi $ 2.5 triyon. Devletin bu borçlanma ve üretiminden elde ettiği vergi yaklaşık  $ 800 milyarin üzerinde. Ekonominin daralması ve borç ödemeleri yüzünden piyasaya girebilecek para düşünüldüğünde. Devletin yil sonu rakamları tutturamiyacagi ve açik vereceği aşikâr. Türk insanı Avrupa nin en pahali YAKIT, ELEKTRİK, ET ve SÜT ürünlerini kullanmaktadır. TUIK verilerinde, sepet cesitlendirmesi yüzünden enflasyon düşük gibi görünsede. Insanların asil gideri mutfak, gaz, elektrik ve kira dir. Bu da real enflasyonun kat be kat yukarı çekmektedir. Resmi rakamlar ile 4.5 milyonun üzerinde görülen işsizliğin artacağı da, ayri bir gerçek.

SIYASI ve SOSYAL ANALİZ:
Türkiye şu an tam bir siyasî çıkmazda. Bütün komşularımızla kavgaliyiz. ABD ile Rusya arasında gidip geliyoruz. Bu da iki tarafa da siyasi kozlar verdiğimizi gösterir. Istikrarimiz yok. Bir gün sonra ne olacağını bilemiyoruz. Emevi camiinde namaz kılmayı planlarken, 4.5 milyon Suriye li bizim camilerimizi doldurdu. Suriye de; kardeşim Esat dan, hain Eset e geçmenin bedelini ödüyoruz. Ne için? Bunun sebebini şu ana kadar net olarak anlamış değiliz. Bir kaç Suriye li ile seneler önce yaptığım görüşmede. Iç savaş çıkmadan herkese silah dağıtıldığı iddiasında bulunmuştu. CRISIS Grup un son yaptığı araştırmaya göre, Idlib e harici yerleşim yaklaşık 3 milyon civarında. Degisik ülkelerden gelen bu insanlarin cihatçı veya cihad sempatizanı olduğu belirtilmekte. Idlib de ki yerleşik halkında korkusundan Idlip i terk ettiği öne sürülmekte. Ileride yerel halkla, dışardan gelenlerin birarada yasayamiyacagi belirtilmekte. Rusya nin kırmızı çizgisinin; coğrafi durumu geregi ıslami terör olduğu olduğu ve Akdeniz e erişim için Suriye yi terketmeyecegi malum. Eğer Suriye içinde başka devletler çıkmazsa cozum ne olacaktır? Bu 3 milyonun ihalesi bize mi kalacak. Ayrıca Libya meselesi başlı başına; neden ve niçinleri cevapsız ayri bir problem.

Devlet kurumlarına güvensizlik ve gelecek korkusu maalesef toplumu patlama noktasına getirdi. Yanlış ekonomik politikalar yüzünden iş hayatı daralmaktadir. Bu da işsizliğin ilerde daha da artacağını göstermekte. Ulkede intihar sayısı artmış, hatta toplu intihar olayları başgöstermiştür. Ekonominin daralmasi doğal olarak ilave vergileri gündeme getirecektir. Ayrıca, 4-5 milyon siginmacinin çalışma ücretlerini aşağı çekerek. Zaten yüksek olan işsizlik sayısını artıracağı malum. Ayrıca bu sığınmacılarin, özellikle ileriye dönük dönemlerde başlı başına terör ve asayiş problemi olacağı aşikâr. 

SONUÇ :
Ülke  insanına daha iyi bir yaşam kalitesi sunmak için iktidara gelenler. Kaosdan beslenir gibi. Her zaman; gerek dış, gerekse iç düşmanlar bularak. 18 Senedir sürekli değişen gerçek ve sanal gündemler ile toplumu bitap düşürmüş ve patlama noktasına getirmişlerdir. Korkarım bu durum, ülke içinde sonuçlarının acı olacağı bir kaosa kadar gidecek gibi. Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası yapılan silahlı kutlamalar ve Istanbul seçimlerinin 2. defa yapılması gosteriyor ki. Kendilerinin iktidar olmayacağı bir seçimin sonucunu kolay kolay kabul edecek gibi görünmüyorlar. Seçime girenler kabul etse bile. özellikle yukarda bahsettiğim bu ülkenin iliğini kemiğini sömüren % de 12 lik kesim. Iktidar değişikliğinde şu anki gelirlerini kaybedecekleri belki de kendileri için adli yollarin açılacağı korkusu ile. Her türlü yolu deneyecekler gibi görülüyor. 

Daha kötüsü; canımız, malımız ve hayat şeklimizin garantisi olan. Ortak değerlerimiz ile bizi birbirimize bağlayan T.C. ANAYASA sı savunma halindedir ve mevcudiyetlerini ANAYASADAN alan devlet ve siyasi kurumlar tarafından yalnız bırakılmıştır. 

Eğer, hükümeti idare edenlerin herhangi bir özel ajandasi yoksa!

1:)  Allah göstermesin, harhangi bir iç kargaşa ve kaosda vatandaşa karşı kullanılma tehlikesi olan. Kayıp 110 bin civarındaki silahın. Sn. Içişleri Bakani emri ve gozetiminde toplanarak ait olduklari envantere iadesi sağlanmalı.

2:) Iktidarı desteklemek ve kamuoyu oluşturmak için. Yandaş sermaye tarafından kurulan veya satın alınan görsel ve yazılı medya hepimizin malumu. Ama, asıl tehlike. Belirli bir yerden emir alan ve tahminen ücretli 100  kişilik bir güruh. Her biri adina açılmış 100 lerce sahte hesapla. Sosyal medya üzerinden kin ve nefret söylemleri yaymakta. Bu sahte hesaplar ile birbirlerini onaylayarak toplu halde sanal gündem yaratmakta ve hedefinde olanlara fütursuzca saldrmakta dır. Yukarda da belirttiğim gibi herhangi bir iç kargaşa da bu gurup toplumumuz için tehlike arz edecektir. Kin ve nefret söylemleri ile halkı birbirine düşürecek. Telafisi olmayacak sonuçlar doğacaktır. Tahmin ediyorum gurup olarak bir veya birkaç yerde toplu olarak çalışan bu insanlar kolaylıkla tesbit edilebilir. Lütfen BTK Başkanlığı nezdinde ve Içişleri Bakanlığı gözetiminde çözüm oluşturun.

Gizli bir ajandasi olmayan, şeffaf ve halkının selametini düşünen bir  hükümetin. Yukarıdaki iki problemi, sizlerin de gözetiminde kolaylıkla çözeceğine inanıyorum.

Yoksa, millet olarak işimiz zor.
Allah, yar ve yardımcımız olsun.

Saygılarımla,
Zekeriya Can


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder